Mevlana`dan sözler|Dini Msn Nickleri

Dine

Özel Üye
#1
Sponsorlu Bağlantılar
Sevgide güneş gibi ol,

dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,


hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,


öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,



ya olduğun gibi görün,


ya göründügün gibi ol

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz
"Topraktan biten güller solar gider,
gönülden biten güller daimidir"
- Ayıpsız dost arayan , dostsuz kalır


** Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol

** Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok

** Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir

** Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır
** Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır

** Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

** Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır

** Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür
Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir

** Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

** Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar

** Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir

** Korkunç bir kurban bayramı olan kıyamet günü,
inananlara bayram günüdür, öküzlere ölüm günü

** Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur
Kıskançlık ateşten meydana gelir

** Dünya tuzaktır Yemi de istek
İstek tuzaklarından kaçının

** Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama
susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok

** Gürzü kendine vur Benliğini, varlığımı kır gitsin
Çünkü bu ten gözü, kulağa tıkanmış pamuğa benzer

** Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir Zaten o eşek,
inciyle denizin varlığından da şüphe eder

** Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir

** Oruç tutmak güçtür, çetindir ama
Allah`ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından,
bir derde uğratmasından daha iyidir

** Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz
Suyu başına döksen, başı kırılmaz
Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan,
toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek

** Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,
içinde inci vardır

** Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır

** Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

** Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes
çeker onları Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

** Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
** Her dil, gönlün perdesidir
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır

** Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de

** İki parmağının ucunu gözüne koyBir şey
görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun
diye bu alem yok değildir

** A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,
tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme

** O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti
Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme

** Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da
nedir bir sevgiye harcanmadıktan,
bir sevgiliye feda edilmedikten sonra

** Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,
gama binlerce defa aferin

** Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
 
#3
Kâinatın yaratılış sebebi, varlığın mayası, hayatın aslı-özü.

Hem gönül dünyasının şahı, hem şiirin-edebiyatın başta gelen teması…

Pek çok kişi, pek çok söz söyleye gelmiştir aşka dair. Ama ondan bahsedenler arasında çok özel bir isim vardır: Mevlâna Celaleddin Rûmî

Aşkı hem zirvelerde yaşamış, hem de çokça ve güzelce dile getirmiş bir kimsedir.

Mevlâna’nın aşk üzerine söyledikleri büyük bir çeşitlilik gösterir. Bununla beraber bu sözlerin temel bir ekseni, rotası vardır. Bunu dikkate alarak doğru bir zemine oturtmak gerekir bu sözleri.

Öte yandan Mevlâna’nın söyleminin tasavvufî bir çerçevesi olduğunun bilinmesi gerekir. Ayrıca Mevlâna tasavvufun sevgi kanadıyla uçmuş, aşkı çok daha güzel bir yol haline getirmiştir. Her şeye aşkın penceresinden bakıp onu her cephesiyle işleyerek adeta bir cadde yapmıştır bu “aşk yolu”nu.

Biz onun her bir ifadesinde adeta aşkın farklı bir yönünü, rengini buluruz. O, aşkı anlam dünyasının bütün renkleri ve zenginlikleriyle dile getirir. Böylelikle de sema eder gibi bir anafor oluşturur adeta. Üzerinden geçtiği her şeyi içine alıp dönen bir girdap…

Mevlâna anlatılması çok müşkül olan aşkın pek çok vasıf ve görüntüsünü dile getirir. Onun hemen bütün eserlerinden alarak oluşturduğumuz bu çalışmadaki her bir söz, cümle, mısra, beyit, paragraf bir bakıma Mevlâna’nın “Aşk nedir?” sorusuna vermiş olduğu birer cevaptır.
 
#4
Akıl ümitsizlik yolunu tutar mı hiç?

Aşk gerek ki o yana başını ayak etsin de koşup gitsin,

Hiçbir şeye aldırmayan Aşktır, akıl değil...

Akıl, fayda elde edeceği şeyi arar,

Aşk yılmaz, yanar-yakılır, erir, utanma-sıkılma nedir, bilinmez...

Değirmen taşının altındaki buğday gibi

O da belalara düşer de gık bile demez

Öyle pek yüzlüdür ki ardına dönmez bile....

Gönlündeki fayda arama isteğini öldürmüştür O ...

Varını-yoğunu ortaya döker, oynar, yutulur, kar aramaz.....

Allah'tan aldığı gibi hepsini gene Allah'a verir.

Aşk mezhebinde her şey AŞK'a kurbandır.
 
Üst